hilmi
Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::
arif
Son Dakika
Şehit yakınları ve gazilerimizin her zaman yanındayız Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörü Sakarya’dan dünyaya açılacak TEKNOFEST’e Bilsem Damgası STMF Dekanlığında Devir Teslim Derse Yazılmalarda İlk Bölüm Tamamlandı ÖZKOÇ: “BİRLİĞİMİZE KAST EDENLERİN HEDEFİ;KILIÇDAROĞLU” Okul Geçit Görevlileri Kimlik Kartlarını Aldılar Şehrin yeni laboratuvarında sona doğru Ahiler beraberlik ve kardeşliğin teminatıdır Sakarya MTB Cup tüm dünyada canlı yayınlandı
Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörü Sakarya’dan dünyaya açılacak
Peyzaj ve Süs Bitkiciliği sektörü Sakarya’dan dünyaya açılacak
 
ÖZKOÇ: “BİRLİĞİMİZE KAST EDENLERİN HEDEFİ;KILIÇDAROĞLU”
ÖZKOÇ: “BİRLİĞİMİZE KAST EDENLERİN HEDEFİ;KILIÇDAROĞLU”
 

Sakarya MTB Cup tüm dünyada canlı yayınlandı
Sakarya MTB Cup tüm dünyada canlı yayınlandı
 
Sakarya Okullaşmada Türkiye Ortalamasının Üzerinde
Sakarya Okullaşmada Türkiye Ortalamasının Üzerinde
Kimya Biliminde Tarihi Gelişmeler
 

Kimya Biliminde Tarihi Gelişmeler

Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi tarafından 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı kapsamında “Kimya Biliminde Tarihi Gelişmeler” adlı bir konferans düzenlendi.

4 Mayıs 2019 Cumartesi 05:00
Yazdır

Kimya Biliminde Tarihi Gelişmeler

Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi tarafından 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı kapsamında “Kimya Biliminde Tarihi Gelişmeler” adlı bir konferans düzenlendi.

SAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Doç. Dr. Eyüp Sabri Türker Konferans Salonunda gerçekleşen konferansa SAÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Osman Aydın konuşmacı olarak katıldı.

İslam dünyasındaki kimya çalışmalarının Helenistik Çağ’da İskenderiye’de yapılan çalışmalardan etkilendiğini belirten Prof. Dr. Aydın, bu çalışmalara genel olarak ‘simya’ adının verildiğini söyledi. İslam dünyasındaki çalışmalar sırasında belirginleşmeye başlayan yapısal dönüşüm kuramının madde konusunda ilk yorum olduğuna değinen Prof. Dr. Aydın, “Bu düşünceye göre, doğadaki bütün maddeler aslında kükürt ve cıva bileşimidir. Müslüman simyacıların amaçlarından biri de ‘el iksiri’ yani mükemmel maddeyi bulmaktı. Bu nedenle, mükemmele yakın gördükleri altın, genellikle bu çalışmalarda kullanılmıştır. Çalışmaların sonunda bazı kimyasallar üretilirken, bir takım tanımlamalar da ortaya çıkmıştır. Örneğin, güneş ile altın, ay ile gümüş eşleştirildiği için güneş ve ay ilk simge olarak kullanılmıştır. Bu tanımlama 18’inci yüzyıla kadar varlığını sürdürmüştür” dedi.

“İslam âlemi dünya bilim ve medeniyetinin temsilcisi olmuştur”

Orta Çağ İslam dünyası hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Aydın, Orta Çağ bilim tarihinin genellikle İslam medeniyetinin gelişme tarihinden itibaren başladığını belirtti. 8’inci yüzyıl ortalarından 13’üncü yüzyıl ortalarına kadar olan 500 yıllık dönemde Batının hiçbir rolü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Aydın, “Arapça yayın yapan İslam âlemi, bu dönemde hemen hemen tek başına dünya bilim ve medeniyetinin temsilcisi olmuştur. 13-16. yüzyıllar arasında Batı’da bir hareketlilik görülmektedir. Dolayısıyla, 13’üncü yüzyıla kadar Doğu El-Kimyacıları, bilim hareketinin başında gelmişlerdir. Bu süreçte birçok yeni buluşlar ortaya koydukları gibi eskiden gelen bilgileri de geliştirmişlerdir. Örneğin, çinkoyu elde etmişler ve altın dışındaki metallerin kükürt ile birleştirilmesini ortaya koymuşlardır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de ‘çağdaş kimya’ Derviş Paşa ile başlamıştır”

Tarihteki ünlü Türk kimyacılardan örnekler veren Prof. Dr. Aydın, Osmanlılarda kimyayı ‘Gelenekçi Dönem’ ve ‘Yenilikçi Dönem’ olmak üzere iki bölüme ayırarak anlattı. Osmanlı döneminde yaşamış olan Türk bilginlerinin bilimsel faaliyetleri hakkındaki bilgilerin yetersiz olduğunu işaret eden Prof. Dr. Aydın, o zamanların bilim dilinin Arapça olmasından dolayı yazılan eserlerin büyük kısmının henüz incelenmemiş olmamasına dikkat çekti. Gelenekçi dönemde Orta Asya’dan batıya doğru göç eden Türklerin, ancak kültürün yeşerdiği toprakların vatan olduğu bilincine sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aydın, “Bu nedenle medreselerini Batı üniversitelerinden önce açmışlardır. İlk medrese Nişabur şehrinde Alparslan’ın isteği üzerine kurulmuştur. Bu dönemde yapılan araştırmalar daha çok tıp, astronomi, matematik ve coğrafya üzerinedir. Yenilikçi dönemde ise 1863 yılında Darülfünun açıldı. İlk hocaları arasında Kimyager Derviş Paşa da bulunuyordu. Derviş Paşa’nın Usul-i Kimya adlı eseri ilk kimya ders kitabıdır. İlk defa kimyasal formül ve denklemleri kullanmıştır ve kimya terimlerinin Türkçeye tercüme edilerek kullanılmasından yana olmuştur. Türkiye’de ‘çağdaş kimya’ Derviş Paşa ile başlamıştır” şeklinde konuştu.

Anahtar Kelimeler: sakarya, üniversitesi, fen, edebiyat, fakültesi, tarafından
Bu haber toplam 1222 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Aksoy Ticaret
Yazarlar
Anket
En Çok Hangi İçecekleri Seviyorsunuz?
Gazlı İçecekler
Meyva Suları
Sıkma Meyva Suları
Hiçbiri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1919 Müttefik Yüksek Konseyi, işgal bölgeleri hakkında anlaşamayan İtalya ve Yunanistan arasında bölüştürme yaptı ve Aydın'ın İtalyanlara verilmesi kararlaştırıldı.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
memur alımları, kpss, memur, memurlar Copyright © 2003 Sakaryamedya.com Tüm Hakları saklıdır.
l E-mail: destek@sakaryamedya.com


Yazılım: Haber Sitesi Kur
şevki
ibo
ism
Halı Yıkama
engin
Adasenotomotiv
salon
ali
Ping your blog, website, or RSS feed for Free