hüseyin
Sakarya Medya :: Sakarya Haber :: Sakarya Portal ::
arif
Son Dakika
Büyükşehir Europe Cup’ta parkeye çıkıyor SATSO'DA AFRİKA ÜLKELERİ TEMSİLCİLERİ İLE B2B SATSO ENFLASYONLA MÜCADELEYİ SAKARYA'DA BAŞLATTI “Vay Sen Misin Ben Olan”? Güldürmeye Geliyor.. Osmanlı Araştırmaları Kongresi Arnavutluk’ta Başlıyor Büyükşehir deplasmanda mağlup oldu Arifiye’nin yeni yaşam alanı açılıyor SAKARYASPOR 2-0 AMED SPORTİF Geyve Ayva Festivali Şenlik Havasında Başladı Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Törenle Açıldı
SATSO ENFLASYONLA MÜCADELEYİ SAKARYA'DA BAŞLATTI
SATSO ENFLASYONLA MÜCADELEYİ SAKARYA'DA BAŞLATTI
 
SAKARYASPOR 2-0 AMED SPORTİF
SAKARYASPOR 2-0 AMED SPORTİF
 
Geyve Ayva Festivali Şenlik Havasında Başladı
Geyve Ayva Festivali Şenlik Havasında Başladı
 
Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Törenle Açıldı
Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Törenle Açıldı
Eğitim-Sen 24 Kasım’ı reddediyor
 

Eğitim-Sen 24 Kasım’ı reddediyor

Eğitim-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit, askeri cuntanın ürünü olduğu ve içinin boşaltıldığı gerekçesiyle 24 Kasım’ı reddettiklerini, onun yerine 5 Ekim’i Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlamayı tercih ettiklerini söyledi.

23 Kasım 2010 Salı 01:19
Yazdır
Hülya Sürücü’nün 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel sorularını cevaplandıran Ecevit, 24 Kasım’ın öğretmenlerin gönlünü hoş tutma günü değil, öğretmen sorunlarının konuşulup çözüme kavuşturulmaya çalışılan bir gün olmasını istedi. İşte Kurban Bayramında Sakarya’ya gelen ve 24 Kasım’ın yanı sıra Eğitim Şurası, türban meselesi, YÖK’ün kaldırılması ve KPSS kopya skandalı gibi konularda Hülya Sürücü’nün sorularını cevaplandıran sendikacı Mustafa Ecevit’in dikkat çekici yorumları: HÜKÜMET İSTİFA ETSİN KPSS kopya skandalına ilişkin yorum yapan Eğitim-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit, iptal edilen ve yeni yapılan her iki sınavı değerlendirirken de Hükümeti istifaya çağırdı. Ecevit şunları söyledi: “Eğitim sistemini sınava endeksli sisteme dönüştürdüler. Bu sınavları şaibesiz ve tartışmasız yürütürken, çok sayıda elenecek insanın ataması nedeniyle dikkat çekici noktaya getirdiler. Siyasi iktidarın kadrolaşması konusunda kuşkulu durum yaratıldı.” CEMAAT ÖRGÜTLENMESİ Mİ VAR? “Tüm bunlar iktidar odakları tarafından mı yapılıyor?” sorusunun ortaya atılması gerekiyor. ÖSYM tartışılır hale geldi. Başkan istifa etti ve alelacele bir sınav yapıldı. ÖSYM’ye bütünlüklü operasyon yapıldı. Teknolojinin ilerlediği bir noktada şu anda kopya sorumluları ortaya çıkarılmış değil. Bu durum kuşkuları daha da arttırıyor. “İktidar odakları içinde yeralan başka örgütler mi var?” sorusu ortaya atılmalı ve sorgulanmalıdır. Bu durum cemaat örgütlenmesi midir, deşifre edilmelidir. Sorumlular bakanlar ve hükümettir. Gereğini yapmalıdırlar. Sınav tekrarlandı. Ama başka rezalet çıktı. Yine bir başka skandal daha yaşandı. İstifa etmesi gereken Hükümet o zaman istifa etmedi, ama şimdi istifa etmelidir. Alyans ve küpe takan insanları aşağılar noktaya geldiler. Bu yaşananlar Hükümetin ayıbıdır. Hiçbir Hükümet kimsenin onuruyla oynayamaz. KALEMLER, SİLGİLER KİME İHALE EDİLDİ? Sınava girenlere kalem ve silgi getirmelerine izin vermediler. Bu tür ihtiyaçları tamamen Devlet karşıladı. Bunun altında ne niyet vardır, açıklanmalıdır. Kalem ve silgi gibi ihtiyaçları kimlere ihale ettiler açıklasınlar. Çoğu insanımız kalem ve silgi getirdi diye mağdur oldu, kapıdan içeriye alınmadı. Kuruyan kalemler ve silmeyen silgiler kimlere ihale edildi söylesinler.” “Türkiye’de istihdam edilme biçimi yeniden gözden geçirilmelidir” diyen Mustafa Ecevit, “Türkiye’de 300 bin öğretmen açığı var. 25 kişilik sınıfların halen olması bunun en açık göstergesi…133 bin öğretmen ihtiyacını sınavsız karşılama ihtiyacı vardır. Sınav sistemi eleme sistemi değil, yeniden öğretmen yetiştirme sistemi oraya konmalıdır” şeklinde konuştu. ANTİDEMOKRATİK BİR ŞURA 18 nci Milli Eğitim Şurası’na ilişkin eleştiriler de getiren Sendikacı Ecevit, İurada alınan kararlara tepki gösterdi ve Milli Eğitim Şurasını antidemokratik şura olarak yorumladı. Mustafa Ecevit Şuraya ilişkin de şunları söyledi: “18 nci Milli Eğitim Şurası’nı yaptılar ve 220 karar aldılar. Katılım boyutuna bakılırsa Şuranın Hükümetin katılımcı demokrasi anlayışına uygun olmadığı görülür. Maalesef Şurada Hükümetin istediği kararlar alınmıştır. Sendikamıza, şubelerine son anda çağrı yapılmıştır. Katılan şube raporları Ankara’ya gönderilmemiştir. Antidemokratik bir şura olmuştur. Şuraya sendikacılar temsilen istendi. Katılım, sendikaları ortak etme anlayışı ile düşünüldü. Kararlara ortak olmamak amacıyla şuradan ayrıldık.” LAİK DÜZENE TEHDİT SÖZKONUSU Milli Eğitim Şurasında 8 yıllık zorunlu eğitimi bölen bir karar alındığını öne süren sendikacı Ecevit, “13 yıl zorunlu olsun dendi. İmam Hatiplerin eski haline geri dönülmesi istendi. Laik eğitimin eksikleri vardır. Zorunlu din dersinin, laik eğitim sisteminde olmaması lazımdır. Daha çok din dersi verilmesinin önü açılmıştır. Bu durum laik düzen için bir tehdittir.” dedi. Bakan Nimet Çubukçu’nun sözleşmeli öğretmenleri kadrolu yapmak sözünü tutmadığını iddia eden Mustafa Ecevit, “Bırakın bu sözünü tutmayı, kadroluları sözleşmeli yapma konusunu tartışmaya açmıştır. Eğitim hizmetlerinin, sermayenin istediği düzene götürülme amacı güdülmüştür.” şeklinde konuştu. GERİYE DÖNÜŞÜN İŞARETİ 18 nci Milli Eğitim Şurasında alınan kararların öğretmenlik mesleğinin yapısına aykırı olduğunu ileri süren Eğitim-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit, “Öğretmenin öğretmenle yarıştırılması anlayışı etik değildir. Ama bu Şura bunun gibi nice kararları imza altına almıştır. Şurada çok tartışılan bir diğer konu da dinin ön kabul görerek müfredat içine alınması yönündeki alınan kararlardır. AKP’nin zihniyetinin arkasındaki yapının şekillenmesidir. Geriye dönüşün işaretidir.” şeklinde konuştu. Mustafa Ecevit tüm bu yaşananlar yüzünden de Şuradan çekildiklerini açıkladı. AKP YÖK’Ü ELE GEÇİRDİ Açıklamasında YÖK’e ve AKP’ye ilişkin göndermeler de yapan sendikacı Ecevit, “AKP YÖK’ü ele geçirene kadar YÖK’ten şikayet ediyordu. Şimdi AKP YÖK’ü ele geçirmiştir ve Üniversiteleri tahakkum altına almıştır.” dedi. Mustafa Ecevit, “Kamusal kaynakların toplumsal yarar için kullandırılması gerekir. Asistanlık sisteminin kaldırıldığı, 4 yıllık eğitim sürecine getirildiği bir durum sözkonusudur. Rektörlerin dünya görüşleri aynı olan, bilimsel özerklikten uzaklaştıran, üniversiteleri sermayeye peşkeş çeken bir anlayış vardır. Buna izin vermemek gerekir. Kamu kaynaklarının kamu yararına kullandırılması gerekir. Eğitimde piyasalaşmanın kar haline getirilmesi anlayışına karşı gelinmelidir.” Şeklinde konuştu. TÜRBAN TARTIŞMASI YAPAY Türban meselesi ve türbanın üniversiteler de dahil okullara yansımasını da yorumlayan Mustafa Ecevit, türban tartışması yapay bir tartışmadır” dedi. Ecevit şunları söyledi: “Bir zamanlar Türk İslam modeli yerleştirilmişti. Tek kimlikli, tek din ve mezhebe uygun yurttaş anlayışı vardı. Türkiye koşulları zaten buna uygun değildir. Buradaki yapı zengin toplumsal yapıdır. Hakim ideoloji Türk-İslam sentezi türban olarak dayatma ile halkın önüne çıkmıştır. Yargıtayın ve Anayasa Mahkemelerinin kararları ortadadır. Olaya yasakçı anlayışla değil, özgürlükler çerçevesinde bakılmalıdır. Türbana özgürlük isteyenlerin başkalarına yasak getirmeye hakları yoktur. Giyime kimsenin elbette ki karışmaması lazım. Türban konusu üniversitelerde fiili süreçle aşıldı. Burada tehlike sözkonusu…Anayasal engeller ortadan kaldırılmalı.” ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ KARŞIYA KARŞIYA Türban tartışması yüzünden öğretmenlerin ve öğrencilerin karşı karşıya bırakıldığını iddia eden Mustafa Ecevit şöyle devam etti: “Öğretim üyeleri öğrenciler karşı karşıya getiriliyor. Sorumluluk rektörlerdedir. Türban tartışması ilköğretime, orta öğretime indirildi. Devlet çocuklarımızın eğitim hakkını gözetmek zorundadır. Anneler ve babalar istediğim eğitimi çocuğuma verdiririm anlayışına veya hakkına sahip değildir. Eğitim evrenseldir. İlköğretim düzeyindeki kişilerin inanç ve siyasal anlayışları doğrultusunda farklı yöne çekilmesi anlamsızdır. Türban tartışması yapay bir tartışmadır. Yaşananlar da siyasal odakların iktidarı destekleyici çabalarının ürünüdür. Laik, bilimsel ve zorunlu eğitim herkesin hakkıdır. Devlet de bu hakkı herkese sağlamalıdır.” 24 KASIM’I REDDEDİYORUZ Sendikacı Ecevit 24 Kasım Öğretmenler Gününe ilişkin yorum yaparken de 24 Kasım’ı askeri cuntanın ürünü olduğu gerekçesiyle reddettiklerini, onun yerine 5 Ekim’i Öğretmenler Günü olarak kutlamayı tercih ettiklerini söyledi. İşte Mustafa Ecevit’in 24 Kasım yorumu: ASKERİ CUNTANIN ÜRÜNÜ “5 Ekim dünyadaki tüm öğretmenlerin ortak yönüdür. BM’nin UNESCO ile İLO ortak konferansının 1964’te kabul ettiği statü tavsiye kararları doğrultusunda imza altına alındı. BM 1964 yılında 5 Ekim’i Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul etti. Biz de BM üyesiyiz. Eğitim sen olarak Eğitim Enternasyonalinin üyesiyiz. TC’nin imzasını taşıyan bu günü kutluyoruz. 24 Kasım’ı ciddi ciddi eleştiriyoruz. 1981’de askeri cunta tarafından ilan edilen bu günü tasvip etmiyoruz. Cunta öğretmenleri sürgün etmiş, öğretmen örgütünü kapatan bir zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyeti kabul etmemiz mümkün değildir. 24 KASIM’IN İÇİNİ BOŞALTTILAR Öğretmenlik mesleğini yürütenlerin % 80’i 1981’den sonra işe başladı. Biz geçmişini çabuk unutan bir ülkeyiz. Okullarda 24 Kasım halen kutlanıyor. Bu kutlama doğum günü kutlamasının önüne geçmeyen, eğlenceye dönüşen bir kutlama zihniyetidir. Oysa kutlamalar sorunların konuşulması veya tartışılıp çözüme kavuşturulması yönünde olmalıdır. 24 Kasım’ı içinin boşaltıldığını düşünerek eleştiriyor ve reddediyoruz. 24 Kasım’lar ille de kutlanacaksa işsiz öğretmenlerin durumu konuşulmalı, güvencesizlik ortadan kaldırılmalı. Ayrıştırmalara son verilmeli. Sadece öğretmenlerin gönlünün hoş tutulması kabul edilemez bir olaydır.” Haber Hülya Sürücü
Anahtar Kelimeler: eğitim, sen, genel, örgütlenme, sekreteri, mustafa
Bu haber toplam 2732 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Aksoy Ticaret
Yazarlar
Anket
En Çok Hangi İçecekleri Seviyorsunuz?
Gazlı İçecekler
Meyva Suları
Sıkma Meyva Suları
Hiçbiri
engin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Videogaleri
Fotogaleri
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1953 ABD'li kadın yüzücü Florance Chadwick, Çanakkale Boğazı'nın Nara Burnu ile Eceabat arasını 1 saat 50 dakikada yüzdü.
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
memur alımları, kpss, memur, memurlar Copyright © 2003 Sakaryamedya.com Tüm Hakları saklıdır.
l E-mail: destek@sakaryamedya.com


Yazılım: Haber Sitesi Kur
Halı Yıkama
ibo
ism
Adasenotomotiv
engin
şevki
salon
ali
Ping your blog, website, or RSS feed for Free